Hac İle İlgili Bilinmesi Gereken Genel Terimler

Hasip

Başkan
Yönetici
Başkan
Katılım
28 Nis 2023
Mesajlar
128
Tepki puanı
4
Puanları
18
Siteyi ziyaret et
Cinsiyet
Bay
Ad Soyad
Hasip Hasip
Konum
03-Afyonkarahisar
ÂFÂK-ÂFÂKÎ
Sözlükte ufuklar anlamına gelen “âfâk”, “mîkât” sınırları dışında kalan bölgelere, “âfakî” ise bu bölgede yaşayanlara denir.
ALTINOLUK (MİZÂB)
Kâ’be’nin damında biriken yağmur sularının dışarıya akmasını sağlamak amacıyla Hatîm’in bulunduğu taraftaki duvarın üstüne yerleştirilen altından yapılmış oluktur.
ARAFAT
Sözlükte; bilme, anlama ve tanıma anlamlarındaki a-r-f kökünden türeyen “Arafat”, Mekke’nin 25 km. güney doğusunda ova görünümünde düz bir alanın adıdır. Doğu,
kuzey ve güneyi dağlarla çevrilidir. Arafat, Hıll bölgesinde Harem sınırları dışında kalır. Harem sınırı ile Arafat arasında Urene vadisi vardır.Arafat’ın ortasında “Cebel-i Rahme” (rahmet dağı), batısında“Nemîre Mescidi” yer alır. Arafat, günümüzde ağaçlandırılmış ve dokuz oto yol ile Müzdelife’ye bağlanmıştır. Haccın aslî rüknü olan vakfe burada yapılır.
AREFE GÜNÜ
Sözlükte; bilme, anlama ve tanıma anlamlarındaki a-r-f kökünden türeyen “Arefe” zilhicce ayının 9. (kurban bayramından bir önceki) gününe verilen isimdir. Arafat vakfesi bugün yapılır.
BEDEL (NÂİB)
Sözlükte karşılık, denk, eşit anlamlarına gelen bedel, bir hac terimi olarak, üzerine hac farz olduğu halde bu ibadeti hastalık ve yaşlılık gibi şer’î bir mazeret sebebiyle bizzat yapamayan kimsenin yerine hac yapan kimse demektir. (bk. bedel haccı bölümü)
BEDENE
Sözlükte büyükbaş hayvan anlamına gelen “bedene”, bir hac terimi olarak hacda bazı ihram yasaklarının ihlal edilmesi sebebiyle Harem bölgesinde kurban olarak kesilen deve veya sığır demektir.
CEM-İ TAKDİM
Sözlükte öne alarak birleştirme anlamına gelen “cem-i takdim”,Arafat’ta öğle namazı ile ikindi namazını, öğle vaktinde peş beşe kılmak demektir.
CEM-İ TE’HÎR
Sözlükte geciktirerek birleştirme anlamına gelen “cem-i te’hîr”, Müzdelife’de akşam namazı ile yatsı namazını, yatsıvaktinde peş beşe kılmak demektir.
CEMRE
Sözlükte çakıl taşı ve ateş koru anlamına gelen “cemre”, bir hac terimi olarak, haccedenlerin kurban bayramı günleri Mina’da,halk arasında şeytan diye isimlendirilen yerlere attıkları küçük taşların her birine denir. Bu taşların atıldığı yere de mecazi olarak cemre denir. (bk. birinci bölüm Mina’daki görevler kısmı)
CEMRE-İ AKABE
Mekke yönündeki cemrelerin ilkine verilen isimdir. Bu cemreye Büyük Cemre, halk arasında ise “Büyük Şeytan” denir.
CEMRE-İ VUSTA
Orta Cemre demektir. Mekke yönündeki ikinci cemredir.Halk arasında “Orta Şeytan” denir.
CEMRE-İ ULÂ
Birinci cemre demektir. Mekke yönünden üçüncü cemredir. Halk arasında bu cemreye “Küçük Şeytan” denir.
DEM
Sözlükte kan anlamına gelen “dem” bir hac terimi olarak, hac ve umre esnasında ibadet maksadıyla veya bir vacibin terki, geciktirilmesi ya da bir ihram yasağının ihlal edilmesi sonucu ceza olarak koyun veya keçi kesilmesi anlamına gelir.
EYYÂM-I MİNA
Mina günleri demektir. Zilhicce ayının 10, 11, 12 ve 13. günleridir. Bu günlerde hacılar Mina’da bulunurlar ve şeytan taşlama görevini yaparlar.
EYYAM-I NAHR
Kurban kesme günleri demektir. Zilhicce ayının 10., 11. ve 12. günleridir.

EYYAM-I TEŞRÎK
Teşrîk günleri demektir. Zilhiccenin 9-13. günleridir. Bu günlerde teşrîk tekbirleri alınır.
“Teşrik” Arap dilinde etleri doğrayıp kurutmak demektir.Vaktiyle bayramın birinci günü Mina’da kesilen kurbanların etleri,bayramın 2., 3. ve 4. günlerinde güneşte kurumaya bırakılırdı.Bu sebeple bu üç güne et kurutma günleri anlamında “Eyyam-ı Teşrik” denilmiştir.
FEVAT
Sözlükte yitirmek, zamanını kaçırmak anlamlarına gelen “fevat”,süresi içinde Arafat vakfesine yetişememek, vakfenin zamanını kaçırmak demektir.
HAC
Sözlükte; saygı duyulan büyük ve önemli bir şeye yönelmek,ziyaret etmek, bir yere gidip gelmek, delil getirmek suretiyle ile galip gelmek anlamlarına gelen “hac” kelimesi bir fıkıh terimi olarak; belirlenmiş zaman içinde Kâ’be, Arafat, Müzdelife ve Mina’da belli dînî görevleri yerine getirmek suretiyle yapılan ibadet demektir.
HACER-İ ESVED
Siyah taş demektir. Kâ’be’nin doğu köşesinde bulunan 18-19 cm kuturunda kırmızımsı, siyah ve parlak bir taştır. İbrâhim ve İsmail (a.s) tarafından Kâ’be inşa edilirken Ebû Kubeys dağından getirilmiştir. Kâ’be’nin doğu köşesine, tavafa başlangıç işareti olarak konulmuştur.
HAREM BÖLGESİ
Sözlükte yasak bölge anlamına gelen “Harem Bölgesi” Mekke ve çevresine verilen bir isimdir. Mekke ve çevresine bu ismin verilmesi, zararlılar dışındaki hayvanlarının öldürülmesinin ve bitkilerinin koparılmasının yasak olması sebebiyledir. Harem bölgesinin sınırlarını ilk defa Cibrîl’in rehberliğiyle Hz. İbrâhim (a.s.) belirlemiş, sınırları gösteren işaretler daha sonra Hz. Peygamber (a.s.) tarafından yenilenmiştir. Bu sınırların Kâ’be’ye en yakını, Mekke’ye 8 km. mesafede Medine istikametinde “Ten‘îm”; en uzak olanları ise Tâif yönünde “Ci‘râne”ve Cidde istikametinde Hudeybiye yakınlarında “Aşâir”dir. Diğerleri; Irak yolu üzerinde “Seniyyetülcebel”, Yemen yolu üzerinde “Edâtü Libn” ve Arafat sınırında “Batn-ı Nemîre”dir. Kur’ân-ı Kerîm’de Kâ’be’ye “el-beytü’l-harâm” (Mâide5/2) onu çevreleyen mescide “el-mescidü’l-harâm” (İsrâ 17/1)denildiği gibi, bu mescidin içinde bulunduğu Mekke şehri de“harem” (Kasas 28/57, Ankebût 29/67) yani “saygıya lâyık” sözüyle vasıflandırılmıştır.
HILL BÖLGESİ
Sözlükte serbest bölge anlamına gelen “Hıll Bölgesi”; Harem Bölgesini çevreleyen, Zülhuleyfe, Cuhfe, Karn, Yelemlem ve Zât-ı Irk adındaki yerleşim yerlerini birleştiren itibâri daire ile Harem sınırları arasında kalan bölgedir. Bu bölgeye “hıll” adı;harem bölgesinde haram olan işlerin burada helal olması sebebiyle verilmiştir.
HATÎM
Kâ’be’nin kuzeyinde Rükn-i Irâkî ile Rükn-i Şâmî arasındaki batı duvarının karşısında, yerden 1 m yükseklikte 1.5 m kalınlığında yarım daire şeklindeki duvara denir. Hatîm, Kâ’be’den sayılır. Tavaf, Hatim’in dışından yapılır.
HEDY
Sözlükte hediye etmek, göndermek, yol göstermek, izinden gitmek anlamlarına gelen hedy, bir hac terimi olarak, hac ve umre sırasında Harem’de kesilen kurbanlık hayvanlar, Kâ’be’ye ve Harem bölgesinde hediye olmak üzere kesilen kurban demektir(Bakara 2/196; Mâide 5/2, 95, 97; Fetih 48/25).
HERVELE
Safa ile Merve tepeleri arasında sa’y yaparken yeşil ışıklar arasında kısa adımlarla koşarak, canlı ve çalımlı yürümek demektir.
HICR-İ KA’BE (HATÎRA, HICR-İ İSMAİL)
Kâ’be’nin kuzey-batı duvarı ile Hatim arasındaki boşluğa denir. Buraya Hatîra ve Hicr-i İsmail de denir. Burada namaz kılıp dua edilir. Hz. İbrâhim (a.s.) ile oğlu İsmail (a.s)’ın yaptığı Kâ’be binası bu kısmı da içine alıyordu. M. 605 yılında yapılan tamirde bu kısım inşaat malzemesi yetmediği için Kâ’be dışında bırakılmıştır. Bu boşluk Hatîm adı verilen yarım daire şeklinde bir duvar ile çevrilidir.

İFRAD HACCI
Hac aylarında sadece hac yapmak üzere ihrama girilip umresiz olarak yapılan hacdır. Bir hac mevsiminde sadece hac yapıldığı için “tek yapma” anlamında ifrad denilmiştir
İHRAM
Sözlükte hürmet edilmesi gereken bir yere ya da zamana girmek anlamına gelen “ihram”, hac ibadetiyle ilgili bir terim olarak;bir kimsenin, hac veya umre ya da hem hac hem umre yapmak niyeti ile, sair zamanlarda helal olan bazı davranışları kendisine haram kılması demektir.
İHSAR
Sözlükte alıkoymak, men etmek, engellemek ve âciz olmak anlamlarına gelen ihsar, bir hac terimi olarak, hac veya umre yapmak üzere ihrama girdikten sonra, hac ve umrenin tamamlanmasının engellenmesi; herhangi bir sebeple tavaf ve vakfe yapma imkânının ortadan kalkması demektir.
İSTİLAM
Sözlükte selâmlamak anlamlarına gelen istilâm, bir hac terimi olarak, Kâ’be’yi tavaf ederken izdiham nedeniyle Hacer-i Esved’i öpmenin mümkün olmaması durumunda el işareti ile selamlamak demektir.
IZTIBÂ
Sözlükte bir şeyi koltuğun altına sokmak anlamına gelen ıztıbâ, peşinden sa’y yapılacak tavafta erkeklerin omuzlarına aldıkları “rida”nın bir ucunu sağ koltuk altından geçirip sol omuzlarıüzerine atıp sağ omuzu ve sağ kolu açık bırakmak demektir.Ardından sa’y yapılmayan tavaflarda ıztıbâ yapılmaz.
KIRAN HACCI
Bir hac mevsimi içerisinde umre ile hac ihramını birleştirmek suretiyle yapılan hacdır.
KUDÛM TAVAFI
Sözlükte bir yere gelmek veya varmak anlamına gelen “kudûm” kelimesi, bir hac terimi olarak; “ifrad haccı” yapanların Mekke’ye vardıklarında yaptıkları ilk, kıran haccı yapanların ise umreden sonra yaptıkları ilk tavaftır.
KURBÂN
Sözlükte yaklaşmak, Allâh’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurbân, dînî bir terim olarak, ibâdet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder. Arapça’da bu şekilde kesilen hayvana udhiye denir.
MAHREM
Sözlükte haram, haram kılmak ve haram kılınmış anlamlarına gelen mahrem, dîni bir kavram olarak, genelde Allâh’ın haram kıldığı, yasakladığı şeylere, özelde ise, kendileriyle evlenilmesi ebedî olarak haram olan kişilere denir.
MAKAM-I İBRAHİM
İbrâhim’in Makamı demektir. Hz. İbrâhim (a.s)’ın Kâ’be’yi inşâ ederken iskele olarak kullandığı veya halkı hacca da’vet ederken üzerine çıktığı taşın bulunduğu yerdir. Bu yer, Kâ’be’nin doğu tarafında, zemzem kuyusu ile Kâ’be’nin kapısı arasındadır. Buradaki taşta ayak izi vardır. Taş, cam bir fanus içine alınmıştır.
MEKKÎ
Mekke’de ve Harem bölgesinde, “Mîkat” sınırları içerisinde yaşayan kimselere denir.
MENASİK
İbadetgâh, ibadet usulü, kurban boğazlanacak yer, bir adamın alıştığı yer anlamlarına gelen mensek kelimesinin çoğulu olan menâsik, dînî bir kavram olarak, en geniş anlamda ibâdet, Allâh’a yakınlaşmak için yapılan her türlü itaat; hacda yerine getirilmesi gereken vazifeler; kurban kesmek ve kurban kesilen yer anlamlarına gelmektedir. Aynı kökten türeyen nüsük kelimesi de bu anlamdadır. Ayrıca hac menâsikine meşâir de denilmektedir.Kâ’be’yi tavaf etmek, Safa ile Merve arasında sa’y etmek,Arafat ve Müzdelife vakfeleri ve Şeytan taşlama hac menasiki arasında yer almaktadır.
MES’A
Hac veya umre yapan kimselerin, Safa ile Merve arasında,sa’y ettikleri yere verilen isimdir. (bk. Sa’y)

MESCİD-İ NEMÎRE
Mekke’de Arafat bölgesinin kuzey-batı tarafında Müzdelife istikametinde Urene vadisi sınırları içinde bulunan mescidîn adıdır. Hacda arefe günü arefe hutbesi bu mescitte okunur.

MEŞ’AR-İ HARÂM
Mekke’de, Arafat ile Mina arasında, Müzdelife’nin sonunda Kuzeh tepesinin civarına verilen isimdir. Bu yer, saygın olması ve burada haccın şiarlarından olan gecelemek, vakfe yapmak ve namaz kılıp dua etmek gibi ibadetler yapıldığından Meş’ar-ı Haram diye isimlendirilmiştir (Bakara 2/198). Hz. Peygamber(a.s.), burada sabaha kadar kalıp dua etmiştir (Müslim, Hac,148).
METAF
Tavaf edilen yer anlamına gelir. Mescid-i Haram içerisinde,Kâ’be’nin etrafında tavaf etmek için tahsis edilen yeri ifade eder.
MÎKAT
Harem Bölgesine veya Mekke’ye gelmek isteyen “Âfâkîlerin”ihrama girmeden geçemeyecekleri sınırları belirleyen noktalara denir.
MİNA
Mekke ile Müzdelife bölgesi arasında bulunan Harem sınırları içinde kalan bölgenin adıdır. Büyük, orta ve küçük cemreler buradadır. Bayram günleri şeytan taşlama görevi burada yapılır.Hac ile ilgili kurbanlar burada kesilir.
MUHRİM
Hac veya umre ibadetini yapmak için “ihram”a giren kimseye ihramda bulunduğu sürede verilen isimdir.
MÜLTEZEM
Hacer-i Esved’in bulunduğu köşe ile Kâ’be kapısı arasında kalan kısma denir.
MÜZDELİFE
İleri geçmek ve yaklaşmak anlamındaki “izdilâf” kökünden türeyen “Müzdelife”, Arafat ile Mina arasında Harem sınırları içinde bir bölgenin adıdır. Mina ile Müzdelife arasında “Muhassır Vadisi”, Müzdelife sınırları içerisinde Kuzeh dağı üzerinde“Meşar-i Harem” adında bir tepe vardır.Akşam ile yatsı namazı cem edilerek kılındığı için Müzdelife bölgesine “cem’” ismi de verilmiştir (Kurtubî, II, 421. İbn Kudâme, V, 283).

NEFRİ EVVEL: Mina’dan birinci hareket günü Zilhiccenin 12. Günü (3 gün şeytana 49 taş atan ayrılabilir)

NEFRİ AHİR: Mina’dan ikinci hareket günü Zilhiccenin 13. Günü (4 gün şeytana 70 taş atan ayrılabilir)

REMEL
Sözlükte süratli gitmek, koşmak, bir şeyde ziyadelik, ilave gibi anlamlara gelen remel, dînî bir kavram olarak tavafta kısa adımlarla koşarak ve omuzları silkerek çalımlı bir şekilde yürümek demektir. Kudüm ve Ziyaret tavafında REMEL yapılır. Ziyaret tavafında yapılması daha faziletli ve il üç şavtta yapılır.
REMY-İ CİMAR
Sözlükte remy atmak, ayıplamak ve yönelmek; cimar ise,çakıl taşları ve ateş koru, kor parçaları demektir. Remy-i cimâr ise, taş atmak demektir. Dînî bir kavram olarak, haccedenlerin kurban bayramı günleri Mina’da, halk arasında şeytan diye isimlendirilen yerlere, usulüne uygun olarak, küçük taşlar atmalarını ifade etmektedir.
RİDA
Umre veya hac yapmak isteyen kimsenin ihrama girmek için mutat elbiselerini çıkararak büründükleri iki parça havlu türü örtüden baş hariç vücudun belden yukarısını örten kısma denir. Belden aşağısını örten kısma da “İZAR” denir.

RÜKN
Sözlükte köşe ve bir şeyin aslı anlamına gelen rükn, bir hac terimi olarak hac ve umre ibadetini meydana getiren ve yapılmaması,umre veya haccı geçersiz kılan temel menasik demektir.Ayrıca Kâ’be’nin köşelerine de rükün denir. (bk. Kâ’be md)
SAFA- MERVE
Kâ’be’nin doğusunda bulunan iki tepenin isimleridir. Bugün Mescid-i Haramın duvarı ile bitişik haldedirler. Hac menasikinden olan sa’y, bu iki tepe arasında yapılır.
SA’Y
Sözlükte çalışmak, çalışıp kazanmak, gayret etmek, kastetmek,koşmak, yürümek gibi anlamlara gelen sa’y, dînî bir terim olarak, hac ve umre esnasında Kâ’be’nin doğusundaki Safâ ve Merve denilen iki tepeciğin arasında, Safâ’dan başlayıp Merve’de tamamlanmak üzere, yedi defa gidip gelmeyi ifade eder.

ŞAVT
Sözlükte tur, bir turluk koşu, işin bir kısmı, gaye, mesafe gibi anlamlara gelen şavt, dînî bir kavram olarak, tavafta Hacer-iEsved’den başlayıp Hatîmin dışından Kâ’be’nin etrafında bir defa dolaşmayı; sa’yde ise, Safa ile Merve arasındaki her bir gidiş veya gelişi ifade eder.
TAHALLÜL
Sözlükte haram iken helal olmak anlamına gelen “tehallül”,ihram yasaklarının sona ermesi, ihram’dan çıkma demektir. İki tahallül vardır. Kurban bayramının birinci günü tıraş olduktan sonra birinci tahallül gerçekleşir. Bu durumda cinsel ilişki dışında bütün ihram yasakları sona erer. Ziyaret tavafından sonra ikinci tehallül gerçekleşir. Bununla cinsel ilişki yasağı da kalkar.
TAKSİR
Umre veya hac yapmak için ihrama giren kimsenin belli menasiki yaptıktan sonra ihramdan çıkması için saçlarını kısaltmasına denir. Saçları traş etmeğe Halk, biraz kısaltmağa da Taksîr denir.
TAVAF
Sözlükte bir şeyin çevresini dolaşmak, dönmek anlamlarına gelen tavaf, dînî bir kavram olarak, Hacer-i Esved’in hizasından başlayarak Kâ’be’yi sola almak suretiyle, yedi defa Kâ’be etrafında dönmek demektir. İlk dört şavt : FARZ kalan üç şavt : VACİP
TELBİYE

Sözlükte emre icabet etmek anlamına gelen “telbiye”, bir hac terimi olarak “lebbeyk” diye başlayan cümleleri söylemeye denir.
TEMETTU
Sözlükte yararlanmak anlamına gelir. Aynı yılın hac aylarında önce umre yapıp ihramdan çıktıktan sonra yeniden ihrama girip hac yapmaya temettu denir. (bk. giriş bölümü)
TERVİYE
Sözlükte suya kandırmak anlamına gelen terviye Zilhicce ayının 8. günü, yani Kurban Bayramı arafesinden bir önceki güne denir.


TEYAMMUN: Tavafı Kâbe’nin sağından yapmak demektir. (Kabe’yi solumuza alarak tavaf etmek)

UDHIYYE
Kurban bayramı günlerinde ibadet niyetiyle kesilen kurban demektir. (Normal kurban)

Hedy ise hac yapanların kestiği kurban.


UMRE
Sözlükte ziyaret etmek, uzun ömürlü olmak, evi mamur etmek,bir yerde ikamet etmek, Allah’a kulluk yapmak, korumak ve mal çok olmak anlamlarındaki “a-m-r” kökünden türeyene “umre” bir hac terimi olarak belirli bir zamana bağlı olmaksızın ihrama girip tavaf ve sa‘y yaptıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkarak yapılan ibadete denir.
VAKFE
Sözlükte belirli bir yerde bir süre kalmak anlamına gelen “vakfe”; bir hac terimi olarak, hac yapma niyetiyle ihrama girmiş olan kimsenin Zîlhicce ayının 9. günü öğleden sonra Arafat’ta ve aynı gece Müzdelife’de bir müddet kalmasıdır.
ZEMZEM
Kâ’be’nin doğusunda Yüce Allah’ın Hâcer ile oğlu İsmail’e ihsan ettiği suya denir

MUTEMİR: Umre, müekked bir sünnettir. Bunu yapan kimseye "Mutemir" denir.

TAVAFIN ÇEŞİTLERİ: Tavafın üç çeşidi vardır. Bunlar Nezir, Tahiyat’ül Mescid ve Tatavvu’dur.

EBTAH: Hacıların veda tavafından önceki gün Mekke ile Mina (Muhassab) arasında konaklayarak burada öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını kıldıkları, biraz istirahat edip sabaha karşı veda tavafı için Mekke’ye hareket ettikleri düzlüktür. Buraya “bahta” veya “hasba” denir.



CİNAYET’ÜL HAC: Hac yasakları demektir.

CİDAL: Başkalarıyla tartışmak, hakaret ve kavga etmek anlamına gelir. İhram yasaklarından biridir.
YEVM-İ NAHR:
Kurban kesme günüdür.

İSTİDAT: Hac ibadetini yapabilmek için kişinin beden ve mali imkânının yeterli düzeyde bulunmasına denir. Lügatte yapabilme, güç yetirebilme anlamına gelir.

DEM: Koyun cinsinden olan kurbana denir.
BEDENE: Deve, sığır cinsinden olan kurbana denir.
DEM-İ ŞÜKRAN: Şükür kurbanı demektir.
DEM-İ CÜBRAN: Ceza kurbanı demektir.
NOT: Peygamber Efendimiz (SAV) ömründe sadece bir kez hac yapmıştır.)



ARAFAT VAKFESİ: (Farz) Hac yapacaklar için Arafat'ta durmak zamanı, Zilhicce ayının dokuzuna rastlayan Arefe gününün zeval vaktinden itibaren Kurban bayramı ilk gününün fecrinin doğuşuna kadar olan zamanın herhangi bir kısmıdır.

Ziyaret tavafının vakti: Kurban Bayramının ilk günü fecir doğduktan sonra hayatın son gününe kadar uzayan bir zamanın herhangi bir kısmında yapılacak bir tavaf ile hac farizası tamamlanmış olur. (Kurban Bayramı 1.2.3. günlerinde yapılması vacip)



*** İhrama girerken telbiye getirmek Hanefiler için ihramın farzıdır.

***Cemre-i Akabe’ye ilk taşın atılmasıyla TELBİYE’ ye son verilir.



HİCRET: 622 Yılı Muharrem ayında oldu.

Mirac: Hicretten bir ya da bir buçuk yıl önce oldu. Namaz da o zaman farz kılındı.

Ramazan orucu, Peygamberimiz (asm)'in Medine'ye hicretinin 18. ayının başlarında, Kıble'nin Kâbe tarafına çevrilişinden bir ay sonra, Şaban ayında farz kılındı.

Zekât, Hicretin ikinci yılında Ramazan orucunun farz kılınmasından ve fıtr sadakasının vâcip kılınışından sonra farz kılındı.

Hac, Hicretin dokuzuncu senesinde farz kılındı.

Buna göre sıralama; namaz, oruç, zekat ve hac şeklinde olur.



Regaip Kandili: Recep ayının ilk Cuma gecesi.

Miraç:
Recep ayının 27. gecesi

Berat: Şaban ayının 15. gecesi

Kadir: Ramazan ayının 27. gecesi

Mevlid: Rebiülevvel 12. gecesi





TAVAF ÇEŞİTLERİ

1) Kudûm Tavafı: (Lika Tavafı)
Taşradan Mekke-i Mükerreme'ye varılınca ilk yapılan tavaftır. Bu tavaf, afaki (Mikat dışında gelenler) için sünnettir. Buna Tavaf-i Lika da denir.

2) Ziyaret Tavafı: (İfada, İfaza) Arafat'dan döndükten sonra yapılan tavaftır. Buna "Tavaf-i İfaze" de denir. İşte haccın iki rüknünden biri bu tavaftır ki, dört şavtı farzdır.

3) Sader Tavafı: (Veda Tavafı) Hac esnasında Mina'da taşlar atıldıktan sonra, Mekke'ye inilince yapılan tavaftır. Buna "Veda Tavafı" da denir. Bu tavaf, Mikat dışından gelenler (Afakî'ler) için vacibdir. Bununla hac işleri (menasik) tamamlanmış olur. Hacılar bu tavafla Kabe 'ye veda ederek vatanlarına dönmeye başlarlar.

4) Nafile Tavaf: Mekke'de bulunan müslümanların Kabe etrafında zaman zaman yaptıkları nafile tavaftır. Böyle bir tavaf, Mikat dışından gelenler için, nafile namaz kılmaktan daha faziletlidir. Çünkü onlar her zaman bu şerefi elde edemezler.

5) Umre Tavafı: Bunun dört şavtı Umre'nin rüknünden olan tavaftır ve farzdır. Bunun yerine başka bir şey geçemez. Umre'de kudûm tavafı ile Sader tavafı yoktur. Umre'ye İhramla başlanır, traş olmak veya saç kısaltmakla Umreye son verilir.

a) Hacın Müstakil (Asli) Vacipleri

♦ Hanefi Mezhebine göre
haccın müstakil vacipleri şunlardır:

1. Sa’y yapmak

2. Müzdelife’de vakfe yapmak

3. Şeytan taşlamak

4. Saçları tıraş etmek veya kısaltmak

5. Veda tavafı yapmak.

Bu müstakil vaciplerin dışında hac ve umre menasikine bağlı (fer’î) vacipler de vardır. Bu vaciplerin de bir mazeret olmaksızın terk edilmesi halinde dem gerekir.



İhramın Vacipleri

a) İhrama mîkât denilen sınırları geçmeden girmek

b) İhram yasaklarından sakınmak

a) Müstakil Sünnetler

1. Kudüm tavafı

2. Mekke, Arafat ve Mina'da hutbe okunması.

3. Arefe gecesi Mina'da gecelemek

4. Bayram gecesi Müzdelife'de gecelemek

5. Bayram günlerinde Mina'da kalmak.





MİKAT SINIRLARI

a)
ZÜLHULEYFE: Medinelilerin ve Medine’ üzerinden Mekke'ye gelenlerin mîkâtıdır. Medine’nin 11 kmgüneyinde Âbâr-a Ali diye bilinen yerdir. Yaklaşık 450 km.lik mesafesi ile Mekke’ye en uzak mîkât burasıdır. Hz. Peygamber (a.s..) Veda Haccı için buradan ihrama girmiştir

b) CUHFE: Şamlıların ve Mekke’ye Şam cihetinden gelen Mısırlılar ile Kuzey Afrikalıların mîkatıdır. Mekke'ye yaklaşık 187 km. uzaklıktadır. Zamanla Cuhfe terkedilmiş ve daha güneyde, Kızıldeniz kenarında yer alan Râgıb adındaki yer, mîkat olarak kullanılır olmuştur. Günümüzde ise Cidde ve Medine, otoyollarla Mekke’ye bağlandığın için Cuhfe gibi Râğıb da önemini yitirmiştir.

c) KARN: “Necd” ve Kuveyt bölgesinden gelenlerin mîkatıdır. Mekke'ye yaklaşık 96 kilometredir. Günümüzde bu Mîkat, “Seyl” diye anılmaktadır.

d) YELEMLEM: Yemenlilerin mîkatıdır. Mekke’nin güney-doğu yönünde yer alır. Mekke’ye yaklaşık 54 km.lik mesafesi ile en yakın mîkattır. Mekke'ye en yakın mîkat budur.

e) ZÂT-Ü IRK: Mekke’ye Irak yönünden gelenlerin mîkatıdır. Mekke'ye uzaklığı yaklaşık 94 kilometredir



HAC AYLARI: Şevval, Zilkâde ve Zilhicce aylarıdır.

HARAM AYLAR: Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Receb (Hürmete lâyık aylar)



Haccın Fer’i (Genel vacipler) vacipleri şunlardır:

1- Tavafa hacer-i esved veya hizasından başlamak.

2- İhram yasaklarına uymak.

3- Tavafı yürüyerek yapmak.

4- Arefe günü, akşam ve yatsı namazlarını yatsı vakti girdikten sonra Müzdelife’de cem-i tehir ile kılmak. Hanefi mezhebinde vaciptir.

5- Umre sa’yinin, umre tavafından sonra, henüz tıraş olmadan, ihramlı olarak yapılması vaciptir.

6- Şeytan taşlama, kurban kesme, saç tıraşı vacip olup ayrıca bu sıraya riayet de vaciptir.

7- Tavafı kudumden sonra ve hac ayları içinde olmak şartı ile, Safâ ile Merve tepeleri arasında, yedi kere sa’y etmek, yani, usulü ile yürümek. Tavafsız sa’y sahih olmaz.

8- Arafat’tan dönüşte, Müzdelife de vakfeye durmak.

9- Minâ’da şeytan taşlamak, yani üç gün, temiz taş veya teyemmüm caiz olan şey atmak.

10- İhramdan çıkmadan önce, başın en az dörtte birini ustura ile tıraş ettirmek veya en az üç santim, kendisi veya başkası kırkmak. Berber veya ustura bulamamak özür sayılmaz. Saçsız olan veya başı yaralı olan da usturayı değmeden baştan geçirir. Kadın, saçını tıraş etmez. Makasla biraz keser.

11- Afaki yani Mikât denilen yerlerden daha uzak memleketlerin hacıları, Mekke’den son ayrılacağı gün, tavaf-ı sadr yani tavaf-ı veda yapmak. Hayzlı kadına bu vacip değildir.

12- Arafat’ta, güneş battıktan sonra da, biraz kalmak. Güneş batmadan önce, Arafat meydanından dışarı çıkanın kurban kesmesi lazım olur.

13- Tavafı ziyarette Kâbe-i muazzama etrafında dörtten sonra üç kere daha dönmek.

14- Tavafta abdestsiz veya cünüp olmamak.

15- Üzerindeki elbise temiz olmak.

16- Tavaf yaparken, Hatim denilen yerin dışından dolaşmak.

17- Tavafta Kâbe-i muazzama, sol tarafta kalmak.

18- Tavafı ziyareti, bayramın üçüncü gününün güneş batıncaya kadar yapmak.

19- Tavaf ederken avret yeri kapalı olmak (Kadın için çok mühimdir).

20- Safâ tepesi ile Merve arasında sa’y ederken, Safâ’dan başlamak.

21- Safâ tepesine çıkınca, Kâbe’ye dönüp, tekbir, tehlil ve salâvat getirmek ve dua etmek. Sonra, Merve’ye doğru yürümek. Safâ’dan Merve’ye dört, Merve’den Safâ’ya 3 kere gidilir.

22- Her tavaftan sonra, Mescid-i haram içinde iki rekat namaz kılmak.

23- Şeytan taşlamasını bayram günlerinde yapmak.

24- Tıraşı, bayramın birinci günü ve Harem hududu içinde yapmak.

25- Sa’yı yürüyerek yapmaktır. (İki yeşil direk arasında erkek hızlı, kadın yavaş gider.)

26- Kıran ve temettü hac yapan, şükür kurbanı kesmek.

27- Kurbanı, bayramın birinci günü kesmek.

28- Cima gibi yasak olan şeyler, Arafat’ta durmadan önce yapılırsa, haccı bozar. Bunları Arafat’tan önce yapmamak farzdır. Cimadan başkalarını, ihramdan çıkıncaya, cimaı tavaf-ı ziyareti yapıncaya kadar terk etmek vaciptir.

Bilerek veya bilmeyerek, bir vacibi vaktinde ve yerinde yapmayana ceza lazım olur.
Hastalık, ihtiyarlık veya kalabalık gibi bir özürle terk edince bir şey lazım gelmez. Bir vekile yaptırması lazım olmaz.

Hayzlı, nifaslı kadın Mescid-i harama giremez. Tavaftan başka nüsükleri yapar. Tavafı ziyareti temizlenince yapar.

Her günün nüsükü, sonraki gecesinde de yapılabilir.
 
Geri
Üst