Sorularla Dinimizi Öğreniyoruz

TELBİYE

Lebbeyk, Allâhümme Lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk, İnne`l-hamde ve`nni`mete leke ve`l-mülk, lâ şerîke lek. "Rabbim, dâvetine sözüm ve özümle tekrâr tekrâr icâbet ettim, emrine boyun eğdim. Rabbim senin dâvetine icâbet, boyunumun borcudur. Senin eşin ve ortağın yoktur. Rabbim, bütün varlığımla sana yöneldim. Hamd senin, nimet senin, mülk de senin. Bütün bunlarda eşin ve ortağın yoktur senin" demektir. Telbiye yüksek sesle söylenir; hanımlar, gerek telbiye gerek diğer duâ ve zikirlede seslerini yükseltemezler. Telbiye, ihramlı bulunulduğu sürece, ayakta, oturuken, yürürken, binek üzerinde, her halde yapılabilir. Özellikle, zaman, mekân ve durumda yenilik ve değişiklik olduğunda; yokuşta, inişte, kafileye rastlanışta, namazlardan sonra, seher vakitlerinde, gece, gündüz, her fırsatta yapılmalıdır. Telbiye söylerken, her defasında üç defa tekrarlamak, sonra tekbir, tehlil ve selâvat-ı şerife okumak ve Cenâb-ı Hakk`a niyâzda bulunmak müstehaptır. Telbiye, hac`da Zilhicce`nin 10`uncu (bayramın birinci günü) Akabe Cemresi`ne taş atmağa başlamakla; umrede ise umre tavafına başlamakla son bulur, daha sonra yapılmaz. Telbiye esnasında verilen selâmı almak câiz; selâm vermek ise mekruhtur.
Geri
Üst