Hacer-i esved'i selamlama ve öpmenin meşruiyeti Hz. Peygamber (s.a.s.)'in ve ashab-ı kirâmın uygulamalarıyla sabittir (Buhâri, Hac, 60; Müslim, Hac, 249,250). Fıkıh âlimleri, bu uygulamalara dayanarak tavaf sırasında Hacer-i esved'i sünnete uygun şekilde ziyaret etmenin (istilâm) ona el ile dokunup öpmenin sünnet olduğu konusunda görüş birliği içindedirler (İbn Rüşd, Bidaye, 1, 340; Cezîrî, el-Mezâhibü'l-erbe'a, 1, 580, 582). Hacer-i esved'i istilâm ederken tekbir getirilmesi de aynı gerekçe ile müstehap sayılmıştır (Buhârî, Hac, 62). Tavaf esnasında Hacer-i esved'e dokunulması ve onun öpülmesi yönündeki rivayetlerden, bu taşın kutsallığı sonucunu çıkararak bu uygulamayı bizzat Hacer-i esved'e karşı bir saygı ifadesi olarak görmek doğru değildir. Hac ibadetindeki birçok şekil ve merasim gibi bunun da Hz. İbrahim'in ve Resûl-i Ekrem'in (s.a.s.) hâtırasını canlandırma, haccı önemsemeyi ve Allah'ın bu konudaki emrine boyun eğmeyi vurgulama, kulluk ve itaat gibi ruhî ve derunî halleri, zahirî bazı davranışlarla ifade etme gibi sembolik ve taabbüdî bir anlam taşıdığı söylenebilir. Hacer-i esved'le ilgili olarak Hz. Ömer'in "Allah'a andolsunki senin zarar veya fayda vermeyen bir taş olduğunu biliyorum; eğer Rasûlüllah'ı (s.a.s.) seni istilâm ediyor görmeseydim ben de seni istilâm etmezdim." (Buhârî, Hac, 57) şeklindeki sözü de bu yaklaşımı desteklemektedir.